DOĞU BATI TERAZİSİNDE TÜRKİYE…

1
AddThis Social Bookmark Button

23 OCAK 2012

DOĞU BATI TERAZİSİNDE TÜRKİYE…

 

Dünyanın bir tarafı kriz ve borçlarla boğuşurken, bir tarafı büyüme rekorları kırıyor.

Batıya doğru bakıldığında son derece olumsuz gelişmeler, atılan yanlış adımlar, yaşanan siyasi ve ekonomik krizler, büyük maddi kayıplar ve başarısızlıklar…

Yunanistan, İspanya, Portekiz ve İtalya’nın başını çektiği kriz girdabı, hızla büyümeye devam ediyor. Nitekim geçtiğimiz günlerde bir kredi derecelendirme kuruluşu, Fransa dahil 9 Euro ülkesinin birden kredi notunu düşürünce, Avrupa adeta sıra dayağına çekilmiş oldu, borsalar şok üstüne şok yaşadı.

Saplandığı Orta Doğu’dan bir türlü çıkamayan, Afganistan’daki istikrarını bir türlü sağlayamayan ABD, 2011 sonunda Irak’tan çekilmeye başlasa da, tüm bu savaşların maliyetinin altından kalkabilmiş gibi görünmüyor. Üstelik iç borç sorunu da çığ gibi büyümeye devam ederken ABD hükümeti, Temsilciler Meclisi’nden borçlanma limitlerini arttırma talebinde bulunmaya devam ediyor. Zira yılsonuna birkaç ay kala, kamu harcamalarının finansmanının sağlanamaması nedeniyle hükümet iflas etmek üzereydi ki, Temsilciler Meclisi’nin sihirli eli Obama’ya limit artırma iznini verdi.

Doğu’ya doğru bakıldığında ise Çin’in başını çektiği rekorlar neticesinde, neredeyse bütün Asya kendine güven kazanmaya başladı. Üretimde ucuz maliyet avantajını oldukça iyi değerlendiren Çin, dünyanın en büyük ekonomileri sıralamasındaki ikinciliğini perçinlerken, açıkça halen ABD’nin bulunduğu birinci sıra için rüştünü ispatlamaya başladı.

Evet ekonomik açıdan Doğu Batı terazisinin kefeleri dengelenmeye başladı…

Dünyada bunlar yaşanırken, bu terazinin tam da ortasında bulunan Türkiye’nin önemi elbette malum…

Ancak bazı kesimler tarafından Türkiye’nin kriz tufanına nereden yakalanacağı bekleniyordu ki -kriz tacirlerine inat- Türkiye, yaklaşık yüzde 9’luk büyüme rakamıyla Çin’in ardından ikinci sırada yer aldı. Cumhuriyet tarihinin ihracat rekorunu kıran Türkiye, istihdam verileriyle de gelişme içerisinde olduğu sinyallerini verdi. Enflasyonun yılsonuna doğru beklentilerin üzerinde çıkmasına rağmen, açıklanan rakamlar Türkiye’deki ekonomik güven ve istikrarın açıkça bir göstergesiydi.

Yüksek girdi maliyetlerinin Türk girişimcisinin önündeki en büyük engel olarak dimdik durmasına karşın, Anadolu yatırımcısı cesareti, çalışkanlığı ve özgüveni sayesinde tüm bunların üstesinden gelmeyi başardı.

Evet Doğu ve Batı medeniyetinin ekonomik olarak terazide dengeye yaklaştığı bir süreçte Türkiye’nin oynayacağı rol yirmi birinci yüzyılın kaderini derinden etkileyeceğe benziyor.

 

A.Kadir AYGÜN

 

 

.