Genç beyinlere pranga “yabancı dilde eğitim”

AddThis Social Bookmark Button

.

Ekonomik ve siyasi gelişim anlamında kendimize denk gördüğümüz Güney Kore bile, bu listeye onlarca üniversitesini sokmayı çoktan başarmış. Güney Kore bünyesinde yaklaşık olarak 80 üniversite bulunduruyor. Bunlardan bazıları ilk 500 arasında yer alıyor. Bu kadar başarıyı elde etmelerinin en önemli sebebi ise 80 üniversitesinin hiç birinde yabancı dil şartı gibi bir angarya yok.

Şunu özellikle ifade etmek istiyorum. Üniversitelerimizin başarısızlığının nedeni öğrenciler değil. Bu topraklarda yaşayan gençler son derece idealist. Ülkeleri için çarpan milyonlarca genç yürek var bu topraklarda. Kendilerinden sonra gelecek olanlara daha saygın bir ülke bırakmak adına, ellerini taşların, kayaların altına sokmaktan çekinmeyecek milyonlarca genç... Oturduğu yerden ‘Benim şimdiki gençlerden hiç ümidim yok’ diye söylenen huysuzlara inat, ‘Peki sen gençliğinde bizim için ne yaptın?’ diye sormayacak kadar düşünceli, belki de mağrur gençler; başarıya olan inançlarını zerre kadar bile kaybetmeden hayatla mücadele etmeye çalışırken, hayallerinin önüne çekilmeye çalışılan duvarlarla da savaşıyor.

Üniversitelerimizdeki problemin bir çok sebebi var ama ben özellikle yabancı dil meselesine değinmek istiyorum. Çünkü akademik kariyer yapıp bilim adına bu ülkeye değer katmak isteyen, üniversitelerimize keyfiyet kazandıracak projelere imza atmak isteyen gözleri adeta ışık saçan milyonlarca gencimiz var. Ama biz bu gençlerin önüne öyle bir duvar çekiyoruz ki hiçbir şekilde bu durumu izah etmek mümkün değil. Bu duvar öyle bir duvar ki gencin düşüncesini ağır prangalarla işlevsiz hale getiriyor.  İşte bu ağır pranga Yabancı dilde eğitim… Ana dilde eğitim yapılmadığı takdirde yaratıcı düşünme kabiliyetinden söz edemezsiniz, bilimsel keşiflerden bahsedemezsiniz…

Yüksek lisans ve doktorada öyle bir dil şartı koşuluyor ki öyle böyle değil. İngilizcesi iyi olduğunu düşünen kişiler şöyle bir kpds veya üds sorularına göz atsın… İngilizlerin bile çoğu bu sınavda barajı geçemez !

Bu baraj yetmezmiş gibi bir de çıkarılmakta olan yüksek öğretim yasa taslağında akademisyen olmaya gönül vermiş adaylara uygulanan dil puanı barajının daha da artırılması gerçekten hayret verici!

Tesiad Genel Başkanı Sayın İlyas Bozkurt’un  dediği gibi “yabancı dile karşı değiliz ama yabancı dilde eğitime karşıyız”. Alman düşünür ve bilim adamları Karl Marx, August Comte yada Fransız aydınlanmasının lid. J.J Rousseau ve Montesquieau ing. bilmiyorlardı. Buharlı makinenin mucidi James Watt veya ilk uçan mekiği bulan İngiliz bilim adamı John Kay de Almanca ve Fransızca bilmiyorlardı. Tarih boyunca mucitler, bilim adamları üniversite kökenlidir; eğer bu insanların önüne yabancı dil engeli konsaydı heba olup giderlerdi.

1953’ten beri uygulanmaya çalışılan bu yabancı dilde eğitim uygulamasının hiçbir mantıklı açıklaması olmadığı gibi, ülkemizde uygulanmaya çalışılan kültürel soykırımın en önemli öğesi olduğunu düşünüyorum.

 

Kategori: Kent Gazetesinde Yayınlanan Köşe Yazıları