GELECEĞİMİZİ ELİYORUZ!

AddThis Social Bookmark Button

sinav

Eğitim sistemi ülkemizde en çok tartışılan konulardan biri. Milli eğitimin başına gelen her bakan farklı bir politika güdüyor, sınav sistemini değiştiriyor ve ülkemizin geleceği gençlerimizi içinden çıkılmaz bir girdabın içine sokuyor.

İşte sizlerle bugün sadece çocuklarımızı ilgilendiren değil ülkemizin geleceğini de bizzat ilgilendiren sınav sistemi ile ilgili önemli bilgiler paylaşmak istiyorum.

Yapboz tahtası olmaktan da beter bir hale gelen sınav sistemi yıllardır bir düzene sokulamadı. İşin acı tarafı bu sınavların yapılmasındaki amaç da saptı. Sormak istiyorum... İlkokulunda, üniversitesinde yapılan imtihanların amacı, ölçme değerlendirme mi yoksa eleminasyon mu?

Her şeyden önce bunun cevabının bulunması lazım. Zira Türkiye'deki sınav sistemi yıllardır öğrencilerin sıralamasına yani eleminasyonuna dayalı. Hal böyle olunca öğrenciler için önemli olan başarıdan da ziyade diğerlerinin önüne geçmesi. Bir soru daha? Öğrencileri elemeye dayalı, bilginin ölçülmesinden ziyade sınavlarda tuzakların yer aldığı, öğrencinin de ailenin de psikolojisini bozan bir yarışa sokulduğu sınav sisteminde eğitim nerede, öğrenim nerede, gelişim nerede?

Bu eleme sistemi ile öğrenimin ölçülememesinin yanında bir diğer yarattığı sorun da müfredattan kopulması. Sınav sistemi elemeye dayalı olunca sorular tuzaklarla dolu olmakla kalmıyor; müfredattan da kopuluyor. Milyonlarca öğrencinin girdiği sınavda derecelendirme yapabilmek için soruların zorluğu ve şaşırtıcılığı dahi kâfi gelmediğinden, o yıl gösterilemeyen konulardan soru soruluyor. Ve yine soruyorum... Eğitim, öğretim nerede?

Eğer siz gençlerimizin elenmesinden ziyade eğitimlerini düşünüyorsanız ilk yapmanız gereken bütün sınavların merkezi yani Türkiye genelinde ortak yapılmasıdır. Mademki tüm Türkiye'de öğrencilere aynı konular gösteriliyor ve mademki gün geliyor öğrenciler aynı sınava sokuluyor; her sınavı merkezi yap ki ölçme değerlendirme de yapmış ol!

Böylece öğrenciler müfredattan sorumlu tutulur ve amaç sıralamadan ziyade öğrenim durumunun belirlenmesi olur.

Ayrıca bu sayede öğretmenlerin de üzerinde (zaten olması gereken!) bir öğretme endişesi olur ve sonuç olarak da hem karne notu belirlenir, hem de öğretmenin işini ne derece yaptığı da belli olur. Aksi halde öğretmenin dersi iyi işleyip işlemediğini, çaba sarf edip etmediğini tespit etmek imkânsızdır.

Mevcut sınav sisteminde öğretmen ile öğrenci arasında baş gösteren bir diğer sorun ise notlara duyguların karışmasıdır.Bugün kime sorsanız öğretmeni ile yaşadığı her hangi bir olaydan dolayı bazı notlarının adil verilmediğini söyleyecektir. Daha da korkuncu yine 'duygusal' bir takım sebeplerden ötürü öğretmenin dilediği gibi fazla not verebilmesidir. İşte size bir soru daha... Sınavları merkezi yapmadığınız müddetçe bunu engellemek ve öğretmenin de başarısını ölçmek nasıl mümkün olacaktır?

İşte tüm bu sebeplerden ötürü eğitimde ilk yapılması gereken reformlardan biri sınav sisteminin tamamen merkezi hale getirilmesidir. Öyle ki mevcut sınav sistemi gençlerimizi eğitmekten onlara bir şeyler öğretmekten ziyade öğrencileri esasında da geleceğimizi elemiştir. Bunun yeni doğan bir bebeği sokağa atmaktan hiç bir farkı yoktur!

.

Kategori: Kent Gazetesinde Yayınlanan Köşe Yazıları