Aman çözüm düğümlenmesin

AddThis Social Bookmark Button

terorist

30 yıldır topraklarımızdan kan ve gözyaşını eksi etmeyen terör belası, nazlana nazlana da olsa pılını pırtını toplayıp, defolup gidiyor... Buna da göstermeye çalıştıkları gibi 'barış ve demokrasi' için razı olmadılar elbet.

Son yıllarda nihayet başarılan terörle etkin mücadele, sayıları toplamda 5 bini bulduğu ifade edilen silahlı PKK mensuplarının belini kırdı. Bunun 3'te biri ise zaten Türkiye sınırları içerisinde değil. Kalan yaklaşık 3 bin teröristin ise bertaraf edildiğini söylemek rahatlıkla mümkün. Profesyonel askerler ve emniyet özel harekat birimlerinin terörle mücadeleye etkin olarak katılması sonucu Kuzey Irak'a kaçış yolları da kapanan teröristler, tamamen kapana kısıldı. Bu durumda önünde iki seçenek kalan terör örgütü mizacı gereği, sonuna kadar savaşmayı değil, Türkiye'den koparabildiğini koparıp gitmeyi tercih etti.
Örgütün şehir yapılanması KCK'nın 10 bin militanı da cezaevlerine konulunca, terör gençleri dağa toplayamaz oldu; adeta kökü kurudu.
Tabiri caizse devlet terörün boğazına ayağını bastı, terör örgütü ise can havliyle 'barış' için elini uzattı.
Asıl önemli nokta burası...
Devlet avantajlı konumdayken, tepedekilerin kendilerine güvenemediklerinden midir bilinmez, mağlup ve dezavantajlı görünen devlet oldu... Kahramanlar teröristler oldu... Güçlü görünen, barış için şart koşan terör oldu. Avantajlı konumu kaybettik.
Can çekişen terör örgütü, barış için devlete şart koşmaya başladı...
Öcalan'ı kendisine muhatap kabul eden Devletin tutuk tavırları Öcalanı kahraman olma yoluna soktu... Bu da binlerce şehit yakınının yanı sıra, milyonlarca vatandaşın milli ve manevi duygularını rencide etti
Muhalefet partileri de, 'Biz de çözüm istiyoruz, fakat uyguladığınız şekil yanlış' deme zahmetine girmedi.
'Akil adamlar' furyasının içine, akil olmayan adamlar dahil edildi. Nitekim bunların içerisinde yer alan ve Ermeni iddialarını da araya sıkıştırmaya çalışan şuursuzlar ortaya çıktı. Devlet çözüm sürecinde dik durabilseydi, bu tarz talepler ortaya çıkmazdı elbet...
Sonuçta ilk başta çözüm sürecine olan destek yüzde 70'leri bulurken, şimdilerde yüzde 60'a indi. Bu şekilde devam edilmesi halinde daha aşağıya inip inmeyeceği meçhul...
Türkiye'deki yöneticilerin basiretsizliğinden aldığı cesaretle siyaset yapmayı öğrenen terör, sayemizde pazarlık yapmayı da öğrendi...
Sonuç olarak her ne kadar kırılsa da dökülse de bu olay bir an önce dirayetli politikalarla neticeye ulaştırılmalı. Aksi tekdirde kapıda büyük bir tehlike bizi bekliyor. Malum önümüzde yerel seçimler var… Bugün süreçte pürüz çıkarmayalar, acaba Doğu’da bazı yerlerde yerel seçimlerde galip çıkabilmek adına süreci süistimal ederler mi bilinmez. Bu sebeple diyoruz ki çözüm sürecini bir an evvel neticelendirelim aksi halde yerel seçim rüzgarı çözüm sürecini savurabilir… Aman dikkat…

.

Kategori: Kent Gazetesinde Yayınlanan Köşe Yazıları